Hassas cilt yapısına sahip bireyler için etkili ama nazik içerikler her zaman öncelikli olmuştur. Özellikle eksfoliasyon ve sebum dengeleme amacıyla kullanılan kimyasal asitler (AHA, BHA gibi) bazı ciltlerde kızarıklık, yanma ve bariyer hasarına yol açabilmektedir. Bu noktada, doğadan gelen ve daha yumuşak etki mekanizmasına sahip bitkisel aktifler ön plana çıkmaktadır.
Cilt nemi, yalnızca yüzeysel bir yumuşaklık hissiyle tanımlanamaz. Stratum corneum bütünlüğü, transepidermal su kaybı (TEWL), inflamatuvar yanıtlar ve oksidatif stres düzeyi; epidermal homeostazın temel belirleyicileri arasında yer alır.
Saç sağlığı, yalnızca keratin liflerinin görünümüyle sınırlı bir olgu değildir. Epidermal bariyer fonksiyonu, sebase bez aktivitesi, inflamatuvar yanıtlar ve oksidatif stres seviyesi; saç derisi fizyolojisini doğrudan belirleyen biyolojik parametreler arasında yer alır.
Evcil hayvan tüy ve deri sağlığı, yalnızca estetik bir konu olarak değerlendirilmemelidir. Epidermal bariyer bütünlüğü, mikrobiyal denge ve oksidatif stres kontrolü, tüy kalitesini doğrudan etkileyen biyolojik parametreler arasında yer alır.